Homepage Product Categories Contact Us
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 


DAHA ÖNCE YAYINLANMAMIŞ BİR OTONOM ADANA SİKKESİ

Bekircan Tahberer


An Unpublished Autonomous Coin of Adana
Abstract

Coinage of Adana has been one of the inseparable subjects of the recent numismatic publications as well as the earliest ones. Yet it is not surprising to come across a new specimen every now and then in our time. The bronze autonomous coin from the Tahberer collection I will study here is unique and it deserves a particular attention which will enhance our understanding of the Autonomous Coinage of Adana.

Adana Sikkeleri:
Kilikia Pedias Bölgesinin tam ortasında, Saros (Seyhan) Nehri kıyısında kurulmuş olan Adana, arkeoloji açısından şanssız şehirlerden birisidir, çünkü tarih boyunca yeni yerleşmeler hep antik yerleşmenin üzerine kurulmuş ve böylece arkeolojik bulgu ve şehrin tarihinin daha iyi belgelenmesi zorlaşmıştır. Bu nedenle, şehrin inanç ve kültür yaşamını yansıtan antik Adana sikkelerinin önemi çok artmıştır.

Adana'da ilk sikkeler M.Ö. 175’te Seleukos tahtına oturan IV. Antiokhos döneminde basılmıştır. IV. Antiokhos, egemenliği altındaki bölgelerde ve şehirlerde hanedanlığın etkisini artırmak ve onların bağımlılığını güçlendirmek amacıyla bir dizi ekonomik ve siyasi reformlar yapmaya karar vermişti. Bu yenilik faaliyetleri çerçevesinde, yerel ihtiyacı da karşılamak amacıyla Adana, Mopsuhestia (Misis), Seleukeia (Silifke), Epiphaneia (Gözene), Aigeai (Yumurtalık), Hierapolis-Kastabala (Osmaniye), Alexandreia Kat’Isson (İskenderun) gibi şehirlerde ilk kez, Tarsos, Mallos (Karataş), Soloi (Mersin-Mezitli), Kelenderis (Aydıncık) gibi şehirlerde de Pers döneminde aktif olan darphanelerin, tekrar kendi adlarına sikke darbına izin verilmişti.

M.Ö. 2. yy’ın ilk yarısında başlayıp M.S. 3. yy’ın ikinci yarısına kadar devam eden Adana şehir sikkeleri üç başlık altında incelenebilir: 1- Şehrin adının Saros kıyısındaki Antiokhia olarak değiştirildiği IV. Antiokhos dönemi (M.Ö.175-164); 2- Roma İmparatoru Hadrianus dönemine kadar devam eden Otonom darplar dönemi; 3- Hadrianus’tan (117-138) Gallienus’a (253-268) kadar devam eden Roma İmparatorluk dönemi.

Bu çalışmaya konu olan ve Bekircan Tahberer Koleksiyonunda 877 envanter numarası ile kayıtlı olan bronz sikkenin envanter bilgileri şöyledir:

Önyüz: Kule taçlı Tykhe başı; etrafı nokta bordürlü.
Arka yüz: Sola ilerleyen Nike, çelenk tutuyor; sağda ADANEWN (Adanalıların) ve solda iki monogram.
AE 4.48gr, 16 mm çap, darp yönü 12/12

Sikkenin ön yüzünde görülen kule taçlı Tykhe başı, otonom sikke darbeden Kilikia şehirlerinin en popüler ön ve arka yüz konularından birisidir ve Roma İmparatorluk döneminin sonuna kadar basılan şehir sikkelerinde de sık görülür. Kule taçlı Tykhe şehrin kendisini temsil eder ve otonomi darplarının simgesidir. Arka yüzde görülen ve elinde çelenk tutarak yürümekte olan zaferin temsilcisi Nike Otonom dönemden itibaren görülmekle beraber daha çok Roma döneminde popüler olan bir arka yüz konusudur. Kimi sikkelerde bir elinde çelenk, diğer elinde bir palmiye dalı tutarken resmedilir. Adana, Tarsus ve Mersin gibi Çukurova şehirlerinin bugün halen kurtuluş bayramlarında palmiye dallarıyla süslenmesi bu geleneğin bir devamı olsa gerektir.

Adana sikkelerinde hiç bir dönemde tarih veya değer işaretleri görülmez. Bu nedenle sikkenin darp edilmiş olduğu dönemi tespit etmek, genellikle stil ve monogram karşılaştırmaları ile mümkün olmaktadır. Bu sikkede de aynı durum söz konusudur. Öncelikle ön yüzdeki kule taçlı Tykhe başını ele alacak olursak, bu sikkenin erken otonom sikkelerle birlikte basılmış olduğunu söyleyebiliriz. Zira geç otonom dönemlerde basılan sikkelerin aksine, Tykhe sadece şehrin surlarını temsil eden bir kule taç ile, saçları, başının gerisine sarkarken resmedilmiştir. Kule taçlı Tykhe başı iki farklı Adana sikkesinde daha görülür ve her ikisi de stil olarak Tahberer sikkesindeki Tykhe tasvirini andırır. Daha sonra basılacak olan Tykhe konulu sikkelerde, yine Adana sikkelerinin popüler konularından birisi olan ve tarım alanlarının koruyucusu olduğuna inanılan tanrıça Demeter’in örtüsünün Tykhe’ye geçtiğini ve saçlarını örttüğünü görürüz. Nitekim bu etki altında daha sonraki dönemde basılmış bir başka otonom Adana sikkesinin ön yüzünü süsleyen Tykhe’nin kule tacının altındaki örtüsünün saçlarını örttüğünü ayrıca bu sikkelerdeki tasvirlerin sadece baş değil büst olarak resmedildiğini görürüz. Bu tür stil özellikleri Tahberer sikkesinin erken Otonom döneme ait olduğunu görüşünü destekler. Tykhe büstünün etrafındaki nokta bordür Adana ve diğer bölge sikkelerinde en erken dönemlerden beri görüldüğü için belirleyici değildir.

Arka yüzde bulunan bazı elementler de bize sikkenin basılmış olduğu dönem konusunda bir fikir verebilir. Nike tasvirleri erken otonom Seleukeia (Silifke) ve Elaiussa (Kumkuyu) sikkelerinin sık karşılaşılan konularından birisidir ve stil olarak bizim sikkemizdekine çok benzerler. Her iki şehirde basılan erken örneklerdeki Nikai sola doğru ilerlerler ve ellerinde sadece çelenk vardır; palmiye dalı taşımazlar. Antik Yunan sanatında Nike, uzun bir elbise giyen kanatlı bir kız olarak tasvir edilir. “Zafer” kavramının kişileştirilmiş halidir. Elinde taşıdığı çelenk ile zafer kazananı taçlandıracaktır. Duruma göre farklı maddeleri taşıdığı da görülür.

Çelenk taşıyan Nike, Klasik dönemden itibaren (M.Ö.480-330 ) bir sikke konusu olarak kullanılmış olmakla beraber, Büyük İskender’in savaşçı felsefesini destekler bir şekilde, altın distater ve staterlerinin arka yüzlerindeki tasvirleri ile popüler olur. Erken dönemlerinden itibaren Seleukos altın ve bronz darplarının arka yüzlerinde de bol miktarda çelenk tutarak sola ilerleyen Nike tasvirleri vardır. Dolayısıyla antik Kilikia ve çevresinde basılan sikkelerde sıkça Nike tasviri görmek mümkündür. Roma dönemi Kilikia darplarında sağa veya sola ilerlerken, bir trophy’yi, tanrıları, tanrıçaları, imparatorları taçlandırırken, bir bigayı sürerken tasvir edilen Nike konusu oldukça rağbet görmüştür.

Çeşitli savaşlar yapan kralların sikkelerinde zafer temsilcisi olarak Nike tasvirlerinin yer alması mantıklıdır ama otonom sikke darp eden şehirlerde durum farklıdır. Bu şehirlerin kendi başlarına bir savaşa girmeleri mümkün değildir, en azından Adana şehrinin M.Ö. 2. veya 1. yy’da, Nike konulu bir sikke basmasını gerektirecek askeri bir mücadeleye girmiş olduğunu gösteren herhangi bir delil yoktur. Bu nedenle bu küçük otonom sikkenin arka yüzündeki Nike’nin, halen bağlaşığı olduğu Seleukos krallarından birisinin kazandığı bir zaferi kutlamak için basıldığını düşünmek doğru olabilir. Buradaki Nike, özellikle IV. Antiokhos (M.Ö.175-164) , VII Antiokhos (M.Ö.138-129) ve IX. Antiokhos (M.Ö.113-95) adına basılmış bronz ve gümüş sikkelerdeki Nike tasvirleri ile büyük stil benzerliği göstermektedir.

Arka yüzde değerlendirilmesi gereken bir konu da monogramlardır. Monogram, sikkeyi bastıran veya daha çok kontrol eden otorite veya otoritelerin (şehir meclisi üyeleri arasından seçilen ve darphaneden sorumlu kişi veya kişiler) bir çeşit imzasıdır. Monogramlar, çoğunlukla isminlerin kısaltılmış hali olarak ortaya çıkar. Diğer Kilikia şehirlerinde olduğu gibi, Adana sikkelerinde de çoğunlukla birden fazla monogram bulunur ve bu sikke üzerindeki monogramlar Otonom Adana sikkelerinde, özellikle kule taçlı Tyche/Kartal konulu sikkelerde birlikte görülür. Ayrıca monogramlardan birisine, Demeter/Zeus konulu Adana sikkelerinde de rastlanır. Dolayısıyla Tahberer sikkesinin bahsi geçen sikkelerle eş zamanlı olarak, erken otonom dönemde, en azından M.Ö. 2. yy sonunda veya 1. yy başlarında bastırıldığını düşünebiliriz.

Görüldüğü gibi sikkeler, diğer yazılı anıtlarla birlikte, antik Adana’nın tarihini, kültürünü ve inançlarını en iyi öğrenebildiğimiz çok değerli belgelerdir. Bulunan her sikke temel bir tarih araştırması malzemesidir. Coğrafi, ekonomik ve stratejik nedenlerle Adana, Tarsus, Seleukeia, Mopsuhestia, Aigeai, Zephyrium-Hadrianopolis (Mersin) gibi bir çok Kilikia şehrinde yerleşme yeri antik çağlardan beri değiştirilmemiş sürekli birbirinin üzerine kurularak günümüze kadar gelmiştir. Antik yerleşmelerinin üzeri tamamen kapanmış olan, arkeolojik açıdan şanssız diye adlandırabileceğimiz bu gibi şehirlerin tarihini öğrenmek, sadece tesadüfen ele geçecek yazıtlarla ve çoğunlukla da, en sağlam epigrafik delilleri taşıyan sikkelerle mümkün olacaktır.

Yayınlarda Adana Şehir Numismatiği:
Antik Adana şehrine ait sikkeler şimdiye kadar bir çok yayına konu olmuştur. Bunlar arasında Kilikia Numismatiğinin önde gelen isimlerinden Edoardo Levante tarafından 1984 yılında yayınlanan “Coinage of Adana in Cilicia” , Adana sikkeleri üzerine hazırlanmış en detaylı çalışmadır. Yine aynı numismat tarafından hazırlanan ve daha çok SNG Levante olarak bilinen SNG Switzerland I (1986 ve Supplement I 1993) ve SNG France 2 katalogları da çok sayıda Adana sikkesini içermektedir.

Yukarıda bahsi geçenlerin dışında Adana sikkeleri geçen yüz yılın başında B.M.C. Lycaonia, Isauria and Cilicia (G. F. Hill - London 1900), Kleinasiatische Münzen (F. Imhoof-Blumer - Zurich 1901, yeniden basımı 1991) ve Historia Nummorum (B.V. Head – London 1911, yeniden basımı 1991) gibi yayınlarda ele alınmıştır. Bunlara ek olarak çeşitli Avrupa ülkeleri ve Amerika’da yayınlanan kataloglarda ve Türkiye’de yayınlanmış sınırlı sayıdaki çalışmalarda bir dizi Adana sikkesi bulmak mümkündür.

 


KAYNAKÇA

Head, B. V., 1991, Historia Numorum, London.

Hill, G. F., 1900, B.M.C. Lycaonia, Isauria and Cilicia, London.

Imhoof-Blumer, 1991, Kleinasiatische Münzen, Zurich-New York.

Jones, J. M., 1986, A Dictionary of Ancient Greek Coins, London.

Levante, E., 1985, “Coinage of Adana in Cilicia”, Reprinted from the Numismatic Chronicle, Vol. 144, s.81-94.

Sear, D., 1979, Greek Coins, London.

SNG Deutschland, Sammlung Hans von.Aulock, Kilikien, Berlin 1966.

SNG France 2 Cilicie, Paris 1993.

SNG Switzerland I Cilicia, Levante, Berne 1986.

SNG Switzerland I Cilicia, Supplement 1, Zürich 1993.

Tahberer, B., 2001, “Sikkelerin Işığında Antik Adana”, Kizzuwatnalı Kraliçe Puduhepa Anısına Denemeler, Adana, 2001, s. 51-65.

Tahberer, B., Kilikia Sikkeleri, (Yayına Hazır)